Bültenlere Dön

 

 

 

SULTAN İBRAHİM’İN

BEŞLİK OSMANİSİ’NDEN TERSLİKLER DOLU İLGİNÇ BİR ÖRNEK

 

Siyret GÖZALAN

 

 

Sultan İbrahim

Bin

Ahmed Han

 

İbrahim, sikkenin demir kalıbına ters kazılacağı yerde doğru kazındığından sikkede ters yazı şeklinde, ayrıca İbrahim kelimesi kazındığı sırada kalıp elde 180 derece döndürülmüş olduğundan İbrahim baş aşağı çıkmış.

Hallede Mülkehu

Durube

Kostantiniye

 

Kostantaniye, kalıpta ters kazılacağı yerde doğru kazındığından sikkede ters çıkmış.

 

622 yıllık Osmanlı tarihinde. Yıldırım Oğulları da dahil olmak üzere 41 kişi adına Cezayir’den Mekke’ye, Belgrad’dan Tiflis’e kadar geniş bir imparatorluk içinde aşağı yakarı yüzü mütecaviz şehirde darbedilen sikkelerde kalıp hatası yüzünden bazı ufak hatalar görülmüştür. Bunlar genellikle tarihlerde rakamların yer değişikliği, tersten kazınmış olması veya bir evvelki Padişaha ait cülus senesinin bir sonrasında da kullanılması şeklinde olmuştur. Ancak, üç hatanın yapıldığı bir kalıptan çıkmış ve zamanımıza kadar gelmiş yukarıdaki SULTAN İBRAHİM BEŞLİK OSMANİSİ (Beş akçe tutarında) oldukça ilginç bir örnektir.

 

Her ne kadar tahmine dayalı ise de, yukarda görülen hataların ne şekilde yapılmış olabileceği hakkında akla gelen ihtimalleri araştırdım. Umarım ilginç bulursunuz.

 

1. Sultan İbrahim zamanında hazinenin büyük sıkıntı içinde olduğu, gerek paraya karşı haris olan İbrahim'i tatmin gerekse bir ayaklanmaya meydan vermemek maksadıyla Yeniçeri ve Sipahilerin mevaci’b (maaş), inamiye (ikramiye), terakki (zam), atiye (başarı ihsanı)lerinin aksatılmadan ödenmesi için saraydan gümüş ve altın kap-kaçağın, şamdan ve eğer takımlarının eritilip sikke kesilmesi için darbhaneye gönderildiği, icabında bir kulp takıp eski sadrazam, vezir ve paşaların emlâk ve servetinin müsadere edildiğini Osmanlı tarihinde görmekteyiz. Hatta, Sultan İbrahim’in sadrazam Sultanzade Mehmed Paşaya gönderdiği ve halen Başbakanlık Devlet Arşivinde bulunan bir telhiste (mektupta);

 

Bre mütevelli yapılı, karpuz kıyafetli Kodoş, Ecdadım Medine-i münevvere ve Mekke-i mükerremeye bunca cevahir ve emval göndermişler, adam gönderüp onda olan emval ve cevahiri cümle getürdesün ve illâ senin derini soyup saman doldurmam mukarrerdir, şöyle bilesün.

 

dediğini otantik bir belgede görmek sureti ile biliyoruz.

 

Ayrıca Sultan İbrahim zamanında, diğer ecnebi memleket paraları üzerine dörtgen içinde sahih karşılığı olarak “Vâfi” damgası vurularak tedavülüne müsaade edildiği Evliya Çelebi ve Naima tarihlerinde geçmektedir. Keza bu devirde gümüş akçanın ya ayarının düşürülüp ya da vezninin indirilip bazen de her iki işleme bir arada tevessül olunup, yeniçeri vs sipahilere yapılan ödemelerin aksatılmaması için fasılasız sikke kesildiğini yukarda bahsi geçen iki müverrihin kitaplarını araştırmış bulunan cennetmekân Sayın Ekrem KOLERKILIÇ kendi kitabında zikretmektedir. Anlaşılıyor ki, ecnebi paralarının eritilerek yeniden darbı için bile Darbhanenin vakti yok ve yeni ayar, yeni vezin üzerinden hummalı bir faaliyetle akça kesilip durmakta. Tabiatıyla, ikibinbeşyüz veya üçbin akça darbından sonra işe yaramaz hale gelen kalıp yerine yeni kalıp yetiştirmek için de darbhane sikkegenleri ha bre kalıp kazıyıp durmaktalar. Bu kadar gürültü patırtı içinde örneği verilen paraya ait kalıptaki üç adet tersliğin normal karşılanması icap eder.

 

2. Keza, Sultan İbrahim zamanında toplumun hemen hemen bütün kesimlerinde ahlâk kuralları açısından büyük düşüşler olduğunu, kadın ve işrete düşkünlüğü padişahtan başlayıp toplumun en sade üyesine kadar yaygın bulunduğunu mevcut bütün Osmanlı Tarihi kitaplarında görmekteyiz. Sultan İbrahim'den bir önceki padişah Dördüncü Murad zamanındaki içki yasağının artık mevcut olmamasını bir neticesi olsa gerek. Bu itibarla şarap veya afyonu istimalde kantarın topuzunu biraz fazla kaçırmış bir sikkegenin (sikke kalıbı kazıyıcısı) böyle üçlü bir hataya düşmesi olmayacak şey değil.

 

3. En ufağından en büyüğüne hatta beylerbeyliği, sancak beyliği ve vezirlik gibi bütün devlet memuriyetlerinin para ile satıldığı, herkesin kendi dümenini çevirme veya başka bir dümene kurban gitmeme derdinde olduğu Sultan İbrahim devrinde İbrahim'i hem ters hem de baş aşağı kazımak sureti ile toplumla şakalaşmak isteyen şakacı ve muzip bir sikkegenin oyunu da olabilir.

 

Ancak, Darbhane esnafına ait bölümlerinde Evliya Çelebi:

 

Sikkegenbaşı kazıyacağı sikkeyi Nahcivan poladı (Kılıç yapımında kullanılan Nahcivan çeliği) üzerine, hassa kapıcılarından dindar ve ihtiyar üç namuslu Müslüman önünde kazır yanlış veya kimsenin haberi olmadan yalnız kazırsa illâ ellerini keserler. Kazdığı kalıbı mühürleyip darbhaneye defter ile teslim eder.

 

demekte ise de, anlaşılan yukarda birinci ihtimalde belirttiğim gibi aceleden eğrisine, doğrusuna pek bakılmadan kalıbın kullanıldığı düşünülebilir.

 

Her ne hal ise, 622 yıllık Osmanlı tarihinden böyle orijinal ve espri dolu hatta bize bir sürü ihtimali düşündürecek bir parayı hatıra bırakan ve belki de şu anda Mevlânakapı mezarlığında tek eliyle yatmakta olan bu aceleci, ehlikeyif veya şakacı sikkegeni cenabı hak rahmet ve mağfiretinden esirgemesin ve nur içinde yatırsın. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

Başa Dön