Bültenlere Dön

 

 

 

ARTUKOĞULLARINDAN MELİK MESUD RÜKNEDDİN MEVCUD’UN

ALAADDİN KEYKUBAD I ADINA BASTIRMIŞ OLDUĞU SİKKE

 

 

Mehmet ÇAYIRDAĞ

 

 

Anadolu Selçuklularının büyük sultanı Alâaddin Keykubad I zamanında (616-634 H, 1220-1237 M) Selçuklulara tabi civar devletlerin, tabiliklerini belirtmek üzere, devrin adeti gereğince bu sultan adına hutbe okuttukları ve paralarına adını yazdırdıkları bilinmektedir. Bu güne kadar bu şekilde para bastırmış melik ve krallardan Sis’te hükümet eden Ermeni Kralı Hetum’un [1] ve Mardin Artuklularından Nasıreddin Artuk Arslan’ın [2] paraları ele geçmiştir. Aynı sultan zamanında hükümdarlıkta bulunan, Artukluların diğer bir kolu olan Hisnkeyfa ve Amid Artuklularından Melik Mesud Rükneddin Mevdud’un da Sultan’a tâbiyeti ve onun adına para bastırdığı tarihlerce kaydedildiği halde bu paralardan bugüne kadar görüleni olmamıştı. Kayseri Müzesi eski eser envanterinin 4677/7 sayısında kayıtlı 3,6 gr. ağırlığında ve 19 mm. çapında olan bir bakır sikke, bahsi geçen tarihi kayıtları teyit eden ilk örnek olmaktadır. Melik Mesud’un Alaaddin Keykubad adına kestirmiş olduğu bu paranın:

 

 

yazılıdır. Para biraz silinmiş, darbedilirken kenarlarındaki yazıların bir kısmı kesilmiştir. 624 yılında basılmış olan sikkenin darbyerinin bu şekilde kesilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

 

Görüldüğü üzere para üzerinde İmam Mustansır, Sultan Alaaddin Keykubad ve Melik Mesud Rükneddin Mevdud’un isimleri bulunmaktadır.

 

İmam Muntansır Billah zamanın Abbasi Halifesi olup 623-640 (1226-7242 M) yılları arasında Bağdad’da halifelik yapmıştır. Melik Mesud Rükneddin Mevdud ise yukarıda belirtildiği gibi Artukoğullarının bir şubesi olan Hısnkeyfa (Hasankeyf) ve Amid (Diyarbakır) Artuklularının hükümdarıdır ve 619-629 (1222-1231 M) yılları arasında meliklik yapmıştır. Artukoğulları umumiyette civarlarında bulunan büyük devletler olan Eyyubiler ve Selçukluların metbuluğunu kabul edip sikkeleri ile bu hususu ilan ederek devletlerinin varlıklarını sürdürebilmişlerdir. Rükneddin Mevdud’un babası Nasıreddin Mahmud’un da bu şekilde Eyyubiler ve Selçuklularla müşterek paraları bulunmaktadır [3].

 

619 H (1222 M) yılında babasının ölümü üzerine tahta geçen Melik Mesud’un ismi Mevdud olduğu halde Meliklik unvanı olan Mesud, onun esas ismi gibi kullanılmıştır. Bu tarihte Artuklular Eyyubilerin tabiiyeti ve tazyiki altında idiler. Melik Mesud, Evyubilerden sadece kendi ülkesine daha yakın olan Suriye Eyyubi hükümdarı Melik Eşrefi değil de onunla birlikte ondan daha kudretli ve uzak olan Mısır Eyyubi hükümdarı Melik Kâmil’in tabiyetini de kabul ederek her ikisinin adına hutbe okutup sikke kestirmekte idi [4]. İki kardeş olup aralarında rekabet bulunan adı geçen Eyyubi meliklerinden Eşref bu sebeple Keykubad’ı Artuklular üzerine teşvik etti. Melik Mesud ayrıca o sıralarda Selçuklulara karşı tecavüzî hareketlerde bulunan Harizmşah Celaleddin Mengüberti ile de ittifak yapmıştı. Bunun üzerine Alaaddin Keykubad 623 (1226 M) yılı baharında ordusu ile Artuklu ülkesine girdi ve bu devlete ait Adıyaman, Kâhta ve Çemişkezek gibi Kaleleri muhasara ettirdi. Bu durum üzerine Melik Mesud, Melik Eşrefe müracaat ederek tabiiyetini kabul ettirdiğini bildirdi ve kendisine yardım etmesini istedi. Melik Eşref te Keykubad’a elçi göndererek Artuklulardan işgal ettiği yerlerin terk edilmesini istedi. Keykubad’ın bu teklife şiddetle karşı çıkması üzerine Eyyubî ordusu Artuklular ile müştereken Selçuklular üzerine yürüdü. Yapılan savaşta müttefikler ağır bir mağlubiyete uğradılar. Selçuklular da muhasara ettikleri kale ve şehirleri aldılar. 623 (1226 M). Selçukluların bu zaferleri üzerine Artuklu Melik Mesud, sulh yapmak için elçilerini mühim hediyelerle birlikte Kayseri’ye dönmüş bulunan Sultan Alaaddin Keykubad’a gönderdi ve kalan memleketini muhafaza için onun tabiiyetine girmeyi, bir daha isyanda bulunmamak şartı ile anlaşma yapmayı teklif etti. Sultanın şartları kabulü ile Artuklular tekrar Selçuklulara bağımlı hale geldiler ve bunun alâmeti olarak ta her iki kolları hutbeyi Sultan adına okutup sikkelerinde onun adını yazmaya başladılar [5].

 

Yukarıda zikredilen hadiselerin 623 (1226 M) yılında vuku bulduğu belirtilmişti. Ancak Melik Mesud’un 624 tarihli, Eyyubîlerden Melik Kâmil ve Melik Eşref adına kestirmiş olduğu, onlara tâbiyetini gösteren sikkesi bulunmaktadır [6]. Yazımıza konu olan Kayseri Müzesindeki sikkenin tarihi de 624 olduğuna göre Artuktuların Selçuklular ile yapmış olduğu anlaşmanın ve Eyyubîlerden ayrılarak onların tabiiyeti altına girmelerinin 624 (1227 M) yılı içerisinde olduğu anlaşılıyor. Aynı sene başlarında Eyyubilere tâbi iken sene içerisinde yapılan anlaşma ile Selçuklulara bağlanmışlar ve sikkelerini değiştirmişlerdir.

 

Selçuklularla Amid Artuklularının bu ittifakları 629 (1231 M) yılına kadar devam etmiştir. 629 yılında Eyyubilerin başı Melik Kâmil Amid’i (Diyarbakır) kuşatarak Alaaddin Keykubad’ı kendisine karşı kışkırtan Artuklu Melik Mesud’un hâkimiyetine son verdi. Böylece Artukluların bu kolu tarihe karışmış oldu. Melik Mesud aynı yıl Mısır’a götürülüp hapsedildi. Daha sonra Melik Kâmil’in ölümü ile buradan ayrılıp önce Hama’ya, oradan da Moğolların yanına gitti ise de orada Moğollar tarafından öldürülmüştür [7].

 

 

 


  1. İsmail Galib, Takvim-i Meskûkât-ı Selcukiyye. İst. 1309, s. 37, No. 58; Ahmed Tevhid, Meskûkât-ı Kadime-i İslâmiye Kataloğu. Kısm-ı râbi, İst. 1321, s. 182, No, 305; İbrahim Artuk-Cevriye Artuk, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Teşhirdeki İslâmi Sikkeler Katalogu, ist. 1971, C. I, s. 363, No. 1106.

  2. İsmail Galib, a.e., s. 36, No. 57; aynı müellif, Meskûkat-ı Türkmâniye Kataloğu, İst. 1311, s. 60, No. 89, s. 62, No. 91, s. 67, No. 99, 100; Ahmed Tevhid, s. 180, No. 31, s. 181, No. 302, 303, 304; Behzad Butak, Resimli Türk Paraları, İst. 1947, s. 43, No. 48, 49, s. 44, No. 55; İbrahim Artuk-Cevriye Artuk, C. I, s. 400, No. 1228, s. 402, No 1234.

  3. Meskûkât-ı Türkmaniye Kataloğu, s. 12-14, No. 14-19; Behzad Butak, s. 20-22, No. 14-17; İbrahim Artuk-Cevriye Artuk, C. L, s. 394, No. 1210, 1211, s. 395, No. 1212.

  4. Prof. Dr. Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İst. 1971, s, 347; Meskûkât-ı Türkmaniye Kataloğu, s. 15, 16, No. 20-22; Behzad Butak, s. 23, No, 18; İbrahim Artuk-Cevriye Artuk, C. I, s. 395, No. 1213, 1214. Melik Mesud’un Eyyubiler adına kestirdiği bilinen paralarının tamamında Melik Kâmil ile birlikte Melik Eşrefin de ismi geçmektedir. Melik Eşref, metinde belirtildiği gibi herhalde araları açık bulunan Melik Kamil’i tanımıyarak, Melik Mesud’dan sadece kendi tâbiyet’ni tanımasını istemekte idi.

  5. Prof. Dr. Osman Turan, İ. A., Keykubad I, C. V1, s. 650; Selçuklular Zamanında Türkiye, s. 348, 349; aynı müellif, Doğu Anadolu’da Türk Devletleri Tarihi, İst. 1973, s, 179.

  6. İbrahim Artuk-Cevriye Artuk, C. I, s. 395, No. 1214; Behzad Butak, Resimli Türk Paralarına Ek, No. 128, Behzat Butak’ın neşrettiği bu paranın tarih kısmından dört sayısı okunduğuna göre tarihin tamamının 624 olması lazım gelir. Zira Melik Mesud 619-629 H yılları arasında hükümdarlık yapmıştır.

  7. Doğu Anadolu’da Türk Devletleri Tarihi, s. 180.

 

 

 

Başa Dön