ALADİN-ORHAN YAZILI PARA HAKKINDA
İbrahim TÖZEN
Yapı ve Kredi Bankasının 1968 yılında yayınladığı Osmanlılarda Madeni Paralar adlı kitabın Orhan Gaziye ait kısmında üzerinde Aladin-Orhan yazılı 4 numaralı paranın Orhana ait olmadığı ve fakat üzerine çeşitli görüşler bulunduğu için, nümismatlarımızın bu para üzerine incelemeler yaparak kanaatlerini bildireceklerini tahmin etmiş ve gereken izahatı ve kanaatimizi de bildirmiştik.
Bu parayı Yapı ve Kredi Bankasına satmış olan Sayın Hüseyin Kocabaş, paranın Orhan ve kardeşi Alaeddinin ortaklaşa bastırdığı bir para olduğunu iddia etmekte ve bu hususta evvelce Türk Tarih Kurumu Kongresine bir tebliğ ile başvurduğunu ve fakat o zaman bir karara bağlanamayarak ileride tekrar incelenmesi sonucuna varıldığını söylemektedir.
Yine Koleksiyoncularımızdan Sayın Şerafettin Erel ise (Aladin) kelimesinin (Murad bin) olarak okunacağında direnmektedir.
1. Gümüş, kutru 16 mm, ağırlığı 0,70 gr.
|
|
|
|
Aladin Orhan |
Hüdavendigâr Hüllide mülkühü 801 |
2. Bakır, kutru 18 mm, ağırlığı 1,10 gr.
|
|
|
|
Aladin Orhan |
Hüllide mülkühü 801 |
3. Gümüş, kutru 17 mm, ağırlığı 1,35 gr.
|
|
|
|
Aladin Orhan |
Hüllide mülkühü 801 |
1.

2.

3.

Yaptığımız incelemeler sonunda; İslâm Ansiklopedisinin Cilt 10, sayfa 242 de Saruhanoğulları maddesinde şu izahatı görüyoruz:
İshak Çelebinin 1388 veya 1390 yılında öldüğünü Osmanlı kaynakları yazmaktadır. İshak Çelebinin yerine oğlu Hızır Şah geçmiştir. Hızır Şahın var olan gümüş ve bakır paraları üzerinde tarih yoktur. Ancak, 791 (1388) tarihli bir vesika bu tarihte Hızır Şahın Bey olduğunu göstermektedir. Muhtemel olarak Hızır Şahın Beyliğini diğer kardeşi Orhan kabul etmemiş, beylik tahtı için mücadele başlamış olduğu anlaşılmıştır. Bu sırada Murad I şehit olmuş yerine Yıldırım Bayezid geçmiş idi. Bu mühim hadiseyi fırsat bilen Karaman oğlu Alâeddin Ali Bey, kıyı beyleriyle birleşip Yakup Çelebinin öcünü almak için ayaklanmış, bu birliğe Saruhanoğlu Orhan Bey de katılmış görülüyor. Bunun üzerine Yıldırım Bayezid süratle Anadoluya geçmiş, Alaşehirden sonra Saruhana gelmiş, Beyliğin şarkını kendisini karşılayan Hızır Şaha bırakmıştır. Yıldırım Manisada iken Orhan oraya gelmiş ve yakalanarak Bursaya veya İznike sürülmüştür. Herhalde Orhan sonraları buradan kaçıp Timurun yanına gitmiş olmalıdır.
İlk Osmanlı kaynakları, Yıldırım Manisayı aldığı zaman, Saruhan Beyliğinin adını kaydetmezler. Bu sebepten dolayı muahhar tarihçiler hataya düşmüş, Hızır ile Orhanı birbirine karıştırmışlardır. Bu hal bugüne kadar devam etmiştir. Hâlbuki hadiseler iyice incelenirse Hızır Şahın Beyliğinde bırakıldığı görülür. Aşıkpaşazadenin Aydın ve Saruhan Beyliklerinin, hutbe ve para hakkı Yıldırıma ait olmak suretiyle bir kısım topraklarının kendilerine verilerek yerlerinde bırakıldığını yazması ve Hızır Şahın yaptırdığı eserler ile bırakmış olduğu vesikalar bu hususu teyit etmektedir. Hızır Şah babası İshak Çelebiden daha çok bina yaptıran ve vakıf işlerine temlikler veren bir bey olmuştur. Buna mukabil Orhana ait -parası hariç- elimizde tek bir kitabe veya vesikası yoktur.
Yıldırım Bayezid Manisayı 792 (1390) yılında aldı. İlk Osmanlı kaynakları Yıldırımın Karesi ile Manisayı birleştirip Bey Sancağı yaptığını, başına da oğlu Ertuğrulu geçirdiğini yazarlar. Bir kısım kaynaklar ise, buraya Emir Süleymanı tayin ettiğini yazarlar. Bu kayıtların ikisinin de hakikate uygun olması gerekir. Muhtemel olarak, Ertuğrul 1390-1392 yılları arasında Bey idi, fakat Kadı Burhaneddin ile yaptığı savaşta ölünce, yerine Emir Süleyman tayin edilmiştir. Adala, Demirci, Gördük taraflarının Hızır Şaha verildiği yapılarından ve vesikalardan anlaşılmaktadır. Yine bu aileden bazı Beyler, diğer kazaları idare ediyorlardı. Saruhan topraklarının garp kısmı ise, Osmanlılara geçmiş idi.
Ankara Meydan Savaşına Emir Süleyman yanında katılan Saruhan askerleri sonradan eski Beyleri Orhan tarafına geçmişlerdir. Zaferi kazanan Timur, Saruhanoğlu Orhan Beye tekrar eski Beyliğini verdi. Orhan, 17 Ağustos 1402 de Manisaya geldi ve Beyliğinin başına geçti. Beyliğini meşru göstermek için de 806 (1403 1404) tarihli parasını bastı. (İstanbul Arkeoloji Müzesi Sikke Kabinesi, numarasız sikke).
806 tarihli bakır sikkeden Yapı ve Kredi Bankası Koleksiyonunda da mevcut olduğu gibi yukarıda bahsettiğim Aladin-Orhan yazılı gümüş akçeye benzeyen ve fakat üzerinde Hüdavendigâr kelimesi bulunmayan birkaç tane bakır sikke Yapı ve Kredi Bankası koleksiyonuna sonradan girmiş bulunmaktadır ki bu paralar üzerinde 801 tarihi açıkça görülmektedir.
Ansiklopedideki izahata göre evvelce de Beylik tahtına oturmuş, olduğu anlaşılan Orhanın belki de 1390-1402 tarihleri arasındaki fetret devrinde, bahis konusu paralan bastırmış olması kanaatini uyandırmaktadır. İncelemelerimiz sırasında Sayın Ord. Prof. İsmail Hakkı UZUNÇARŞILI ve Sayın Çağatay ULUÇAY ile yaptığımız temaslar, kati bir karara bağlanamamakla birlikte kanaatlerimize iştirak ettiklerini bildirmişlerdir. Bilhassa Sayın Çağatay Uluçay, Saruhanoğlu Orhanın Karamanoğullarından Alâeddin Ali Beyle birlikte Osmanlılara karşı harbe iştirak ettiğini 801 tarihli parasını Alâeddin Beyin himayesinde bastırdığı için Aladin-Orhan yazdırmış olabileceğini, zaten bu devrenin pek karanlık kaldığını, bu paraların da bu devrenin aydınlatılmasında ışık tutabileceğini de ilâve etmiştir.
Sayın Şerafettin Erelin ısrarı ise yersizdir. Çünkü yukarıdaki resimleri tetkik edenler Aladin kelimesinin başındaki ayn harfinin kocaman ve ağzı açık ve tarihinin de 801 olduğunu göreceklerdir.
Hüdavendigâr kelimesine gelince;
a. Hüdavendigârın lügat manası; yerine göre Hüdavende bedel kullanılmaktadır. Hüdavend ise; efendi, sahip, malik, hakimi mutlak, Cenabı hak, padişah gibi;
b. O zamanki mülki taksimata göre Bursa: Ertuğrul (Bilecik), Kütahya, Karahisar-ı sahip (Afyon), Karasi (Balıkesir) mutasarrıflıklarını içine alan bir vilâyet ismi idi. Binaenaleyh Orhan Bey parasına bu ismi yazdırmayı, o günün şartlarına göre daha uygun görmüş olabilir.
Kitaptaki yayına bugüne kadar bir itiraz vaki olmadığı için Derneğimizin nümismat üyelerine bu hususu daha açık yazmayı yararlı görüyorum. Bu para üzerine daha geniş bilgileri olanların Bültende açıklamalarını rica ederim.