RUHADA DARB EDİLEN KUŞ VE BALIK RESİMLİ PARA
Kenneth M. MACKENZIE
Tanınmış Nümismat Prof. M. P. Sorret, üzerinde Mekke yazılı paralar hakkında bir yazı neşretti. Bunlar arasında kendi koleksiyonunda mevcut ve bir yüzünde kuş, diğer yüzünde de balık şekli bulunan bakır bir para vardı. Bu enteresan paranın çizilmiş şekli de yazıya ilave edilmişti (Şekil 1) [1]. Aynı sene bu para ile ilgili olarak Prof. Stickel de bir makale neşrederek görüşlerini açıkladı [3]. Ona göre bu bir fels de Zona idi. Her ne kadar bu isimde başka bir paranın mevcudiyeti bilinmiyor ise de [3].

Şekil 1: (RNB Cilt 14, Levha XI, Şekil 21)
Yazarın koleksiyonunda da buna benzer bir para bulunmaktadır. Fakat paranın arka yüzündeki balık şekilleri değişiktir (Şekil 2/2a) [4].
Bunun aynı fakat yarısı büyüklüğünde bir para da (kenarları kesilmiş veya daha küçük ebatta pula darbedilmiş olabilir) American Numismatic Society de bulunmaktadır. Üzerinde tarih yanlış okunduğundan 19. Asır bakır paraları ile bir araya konmuştur [5].

Şekil 2a: Çizgi

Şekil 2: Foto
Mangır, 19 mm., 5,99 gr.
|
Kuş [6], sola bakıyor |
2 balık, çapraz biçimde, Aradaki boşluklarda: duribe/Ruha, 926/Azze Nasrehu |
Türk Nümismat Cüneyt Ölçer yayınlamış olduğu kitapta [7] balık şekli bulunan mangırların Osmanlılara ait olduğunu bildirmiş ve uzun zamandır ihmale uğramış bu sikkeler büyük alâka toplamıştır.
AR-RUHA arapça bir isimdir. Yeni Türkçe ismi URFA bu kelimeden alınmıştır. Çok eski ve antik bir şehir olan Urfanın ARAMAIC ismi UAHAİ idi (Eski Grekler de burasını Orrboe diye tanırlardı). Seleucuslu istilacılar anavatanları Makedonyadaki şehirlerine izafeten Edessa adını koydular. Bu isim daha sonraları orada yerleşen haçlılar tarafından aynen muhafaza edildi.
Akdenizden İrana ve Anadoludan Mezopotamya ve Mısıra uzanan ticaret yolları üzerinde mühim bir merkezdi. Haçlıların egemenliği 1098den 1146ya kadar sürdü. Daha sonra Türkler tarafından işgal edildi. 13. asırda da Memluklar ele geçirdi. Daha sonraları Osmanlılar sahnede görüldüler. Selim I Bitlisli İdris adındaki adamını Kürdistana göndererek diplomatik temaslarla orada bulunan ve Şah İsmailin dayanılmaz baskıları altında kaynayan birçok beyleri Osmanlı hâkimiyetinin faydalarını anlatarak ikna etti. Selimin kabiliyetli paşalarından Bıyıklı Mehmet Paşa da kendisine yardım etti. 1516da KARGANDEDE muharebesinden sonra İdris birçok şehirleri ele geçirdi ve sonradan burada darphaneler kuruldu. Bunlar arasında; Hısn-ı Keyfa, Siirt, Nusaybin, Musul ve Ruhayı sayabiliriz. Bu zafer daha sonraları Süleyman I (Kanuni) zamanında İran seferi sırasında (1548/1549) tamamen Osmanlı İmparatorluğuna dahil olmalarını kolaylaştırdı.
Yukarda bahsi geçen iki sikke bu devirde darbedilmiştir. Ruha mangırının resimlerini çizen Osmanlı darphanesi yetkililerinin balık resmini seçmelerinin sebeplerini bazı efsanelere bağlayabiliriz. Seleucusdan evvelki devirlerde Suriyeli Tanrıça Atergalise tapan bir mezhebin yerleşim merkezi idi. Ve mukaddes balık ile bu tanrıçaya ibadet arasında bir bağlantı vardı.
Bundan başka bir Grek efsanesine göre Afrodit ile Eros Fırat kıyısında (Fıratın yukarı ucu Urfanın biraz batısından geçer) bir Typhon [8] ile karşılaşırlar ve canlarını kurtarmak için suya atlayıp iki balığa dönüşürler.
Ancak Urfanın Müslüman halkına göre balıkların kutsallığı Hz. İbrahime dayanır. Efsaneye göre Allah yamaçtaki kayaların üzerinden Nimrod tarafından mancınıkla fırlatılan peygamberin hayatını kurtarmak için düştüğü yerde bir pınar yaratır. Nimrodun Hz. İbrahimi yakmak için oluşturduğu fakat muvaffak olamadığı ateşin külleri de onun arkasından bu suya düşünce balığa dönüştüler. 17. asırdan kalma bir Osmanlı Camiinin yanındaki taştan yapılmış havuz günümüze kadar gelmiştir. Bu havuzun ve civarındaki diğer ufak havuzların içi balıkla doludur. Bu balıkların tutulması veya yenmesi yasaktır.
Her iki profesörün bahsettiği sikkenin Mekke ve Zona yerine Ruhada basılmış olması muhtemeldir.
Revue de la Numlsmatique Belge v- 14. 1B58. pp 251.
ZDMG 1658. pp 174
Zuha-a location in the Hijaz teken from Nasr Lexicon georaphicum v. 1. pp. 523. (Zambauer tarafından şüpheli bir darp yeri olarak gösterilmiştir).
Çizimler Garo Kürkman tarafından yapılmıştır.
Hispanic Society of Americadan ödünç alınmış. 57.2153 No.lu Sikke.
Ön yüzündeki kuş Tavuskuşudur. Ölümsüzlüğün simgesi. Efsaneye göre eti o kadar serttir ki çürümez. Tavuskuşunun vatanı Hindistan ve Seylandır. Büyük İskenderin fetihlerinden sonra Grekler bu kuşu tanıdılar.
Ölçer, C. Nakışlı Osmanlı Mangırları. İstanbul, 1975. 132, 371, 956, 961, 962 ve I. Bayezide atfedilen 8C nolu sikkelerin üzerinde balık resmi bulun maktadır.
Yunan ve Roma mitolojisine göre büyük bir canavar.