Bültenlere Dön

 

 

 

SELMAN-I PAK

 

 

Aziz AZMET

 

Malumunuz, Birinci Cihan Harbinde Osmanlı ile İngilizler arasında Irak cephesinde petrol kaynaklarının ehemmiyeti sebebiyle Basra ve civarında bazılarının körfez muharebeleri de dedikleri epeyce uzun süren bir dizi muharebe cereyan etmiştir. 1914 Kasım – Aralık aylarında daha önce Bahreyn’de takviye edilen 6. İngiliz tümeni körfeze çıkartma yaparak güney Irak’a sahip olmuş, Eylül 1915 de ise 1. Kut-ül Amare harbinde önce Osmanlı Ordusu İngilizlere yenilmiş, Selman-ı Pak mevziine çekilip bir müdafaa muharebesi yaparak İngilizleri yenmiş, bilahare Kut-ül Amare’ye saldırarak çembere aldığı hasmını bozguna uğratmış, neticede kumandanları General Townshend başla olmak üzere 5 general, 481 subay ve 13.000 er esir alınarak (Nisan 1915) esirler bütün Mezopotamya’yı yürütülerek geçirilmek suretiyle Anadolu’ya getirilmişlerdir ki, bugün bile tarih bilen İngilizlerin bize kızgınlık ve kırgınlıkla bakmalarına sebep olan hadise budur [1].

 

İşte bu dizi muharebeler içinde dikkat edilirse mühim ve kritik olan kaybedilen bir büyük harbin içinde galibiyetle biten Kut-ül Amare’deki muvaffakiyeti hazırlayan faktörün Selman-ı Pak zaferi olduğudur.

 

Birkaç ay önce bir dostumun merakını bilerek bendenize hediye etmiş bulunduğu bir kemer takası veya kokarda benzeyen biraz da madalyonu andıran madeni bir parçayı önce okunup anlaşılabilecek şekilde temizledim. Arka ortasının içe doğru kavisli, yazıların el yazısı ve okunaksız olması sebebiyle biraz zorlandıktan sonra okuyabildim ve ne olduğunu anlayabildim. Bugüne kadar rastlanmamış olabileceği ihtimalini göz önüne alarak vaziyeti sizlere bildirmek ve bulduğumu paylaşmak hisleriyle takdim ediyorum.

 

Anlaşıldığına göre Selman-ı Pak zaferi kazanıldıktan sonra şehit olanların hatırasına bir abide yapılmış ve bunun için büyük maddi yardım yapanlara da bu madalyon (madalya) verilmiş ki önyüzde görülen tünele veya tak’a benzeyen şekil veya kubbeli bir bina olarak görülen yapı bu abide olabilir. Bu arada önyüzdeki yazının bölgenin veya bu harbin ismi olması icap eder. Selman’dan sonraki kısmında tereddüt ettiğim için Irak Konsolosluğu ile temas ettim, fakat kendilerinden tatminkâr bir cevap alamadım. Sadece bu bölgede bugün Selmanpak nahiyesinin bulunduğunu söylediler. Bunun üzerine okuma yazmayı bu alfabe ile öğrenmiş tecrübeli bir Üstad’a müracaat ettim. Ben bu kısmı “hunna” okumuştum, o ise “menna” veya “minno” da olabilir dedi. Bu durumda önyüzdeki yazı “Selmanhunna”, “Selman ü menna” veya “Selman û minna” olabilir.

 

Ayrıca bu parçaya madalyon mu, madalya mı demek daha doğru olur diye tereddüt ettim. İlk bakışta madalyon denebilir ve fakat arka yüzde yazıların üzerinde askılık olabilecek bir halka gövdeye kaynaklanmış. Kararı sayın üyelerin takdirine bırakmak doğru olur zannederim.

 

Fakat şurası muhakkak ki harp şartları içinde o günlerin imkânlarıyla bu yadigâr darbedilmiş ve bu günlere kadar da gelebilmiş.

 

Bu uğurda şehit ve gazi olanları rahmet ve hürmetle anıyorum.

 

 

Kenarlarda defne dalı, tepede ay, içinde yıldız, altında Selman-ı Pak muadili bir yazı, yazının altında mahalli özellikler olan palmiye, kubbeli bir bina ve bir tünel resmi, altta çapraz kılıç.

Selman-ı Pak muharebe-i muzafferanesindeki şühe­da abidesi için iane alâmet-i fahiresidir.

 

331-9-11

yükseklik: 56 mm., en: 44 mm., ağırlık: 27 gr., cinsi: Bakır

 

 

 


  1. Acaba İngilizler çölü yürüyerek geçerlerken,  kendilerini esir eden Türk Ordusunun tren veya otomobiller ile mi geçtiğini zannetmektedirler? A. Azmet.

 

 

 

Başa Dön