II. MEŞRUTİYET MADALYALARI
<YAHUDİ MADALYALARI>
İsa AKBAŞ
II. Meşrutiyet, Osmanlı İmparatorluğunda siyasi yaşamı sarayın duvarları arkasından çıkartarak topluma mal etmesi açısından önem taşır. Siyasetin özneleri, üreticileri, faal katılımcıları artık sadece padişahın tebaası değildir, vatandaş olmuştur ve artık bu olgunun da içindedir. Her siyasi eylem padişahın onayını almak, devletin muhtelif kademelerinde gerçekleşmek zorunda değildir. Artık, siyaset sivilleşmiştir.
Meşrutiyet Madalyaları siyasetteki bu değişimin toplumda halkta bir sevinç ve bir kutlama göstergeleridirler.
II. Meşrutiyet ilanıyla birlikte 1908 M/1324 H/1326 R tarihinde 10 Temmuz günlü Kanuni Esasi Madalyası padişah tarafından darphanede bastırılmış, günün anısına dağıtılmıştır (Bkz. Kanuni Esasi Madalyası) (Resim 1). Bir gün sonrası yani 11 Temmuz 1324 tarihi halk arasında bir bayram gibi kutlanmış, çeşitli etkinlikler yapılmıştır. Slogan haline gelen yaşasın Kanuni Esasi, padişahım çok yaşa, hürriyet, adalet, musavat söylemleri aynı zamanda kalıcı bir takım belgelere ve objelere yansımıştır.

Bu ibareler, bayraklara, kartpostal, hatıra mendil v.s. yansıdığı gibi, kutlamaların anısına madalya, rozet ve objeler de hazırlanmıştır. Padişahın halka bahşettiği meşrutiyet oldukça benimsenmiş ve iz bırakmıştır. Osmanlıca (Resim 2, 3, 4, 5), Osmanlıca-Rumca (Resim 6), Osmanlıca-Ermenice (Resim 7), Osmanlıca-İbranice (Resim 8) Osmanlıca-Fransızca (Resim 9) ve Osmanlıca-Bulgarca (Resim 10) olarak yazılmış bu objeler ve belgeler sivil kurumlar tarafından yaptırılmıştır. Bu kurumlar bazı okul, hastane, hayır kurumları, dernekler ve localardır. Ancak, bunların belgeleri yoktur.









Tabii ki, Meşrutiyeti yapanlar, bir de karşı olanlar vardır. Araştırmacılar göreceklerdir ki, bu objelerin İbranice yazılı olanları çok ama çok nadirdir.
O halde neden Yahudi Madalyası?
Yaşlılarımıza, bu konular ile ilgilenen kimselere sorduğumuzda bu madalyalar için hep Yahudi madalyaları deniyordu. Neden?
Sultan Mehmed IV döneminde 1600lü yıllarda Selanikte peygamber olduğunu iddia eden Yahudi asıllı Sebatay Sevi ve müritleri dönemin padişahı tarafından kılıç zoruyla Müslüman yapılmış ve idamlarından vazgeçilmiştir. Meşrutiyetin temel taşlarını oluşturan kişilere baktığımızda isimlerinin bir önem taşımadığını ancak, Sebatay olduklarını görürüz. Elbette ki, saray taraftarları bu madalyalara Yahudi Madalyası diyeceklerdir.
Resmi olmayan bu madalyalar tarihte bir kısım soru işaretlerini taşıyarak birer silinmez belge olmuşlar ve meraklı tarihçileri çağırmaktadırlar.